Dijital İK Konferansı: Çeşitliliği Yönetmek ve Dahil Etmek

GörselKasım ayı insan kaynakları için en verimli geçen aylardan biriydi. Bu ay, başlangıcı 21. İnsan Yönetimi Kongresi ile yaptık ve ayın sonunda 28 Kasım 2013’te Salt Galata’da gerçekleşen Dijital İK Konferansı ile taçlandırdık. İtiraf etmeliyim ki Salt Galata, konferans için çok iyi bir tercih olmuş. Tarihi estetiği, kütüphanesi ve sergileriyle benim gibi birçok kişiyi büyülediğine inanıyorum. Tek olumsuz yanı fuariye alanın çok küçük olması nedeniyle kahve molalarında epey zorluk çektik. Dijital İK Konferansı’na davetlerinden dolayı Fatoş Karahasan ve Müge Ateş’e böyle güzel bir mekânda verimli bir etkinliğe katılma fırsatı verdikleri için teşekkür ediyorum.

Bu konferansın benim için ayrı bir önemi daha var; blog yazmaları konusunda teşvik ettiğim iki arkadaşımın Seda Küçük ve Duhan Gevren’i orada İK bloggerı olarak bulunmalarından büyük mutluluk duydum. Her ne kadar kendilerini amatör olarak adlandırsalar da amatör bir ruha sahip olmak çok büyük bir şey; öğrenmek için hevesli, daha iyisini yapmak için her türlü eleştiriye açık insanlardır. 🙂 Bu güzel kareyi ölümsüzleştirmek adına Fatoş Karahasan’dan ricada bulunmamız üzerine tüm bloggerlarla tek tek ilgilenerek sonraki konferansta bir oturumu biz İK bloggerlarına ayıracağını söyledi. 2013 yılı “İK bloggerlarının Lale Devri” oldu desem tam yeridir; 21. İnsan Yönetimi Kongresi’nde ilk defa İK Blog Ödüllerinin düzenlenmesi, blogger olmanın bir meslek olarak konumlandırılması (GarnerHR’in blogger ilanı) ve artık konferanslarda bizlere de yer verilecek olması düşüncemin ispatıdır.

Laf lafı açıyor en iyisi ben artık konferansın içeriği ile ilgili bilgilendirme yapmaya başlayayım. 🙂 Dijital İK Konferansı’nın bu seneki teması; çeşitliliği yönetmek ve çeşitliliği şirketlerimize dâhil edebilmekti. Çeşitliliği sadece kadın ve Y kuşağı üzerine yoğunlaştırmaları eksik kalmış çünkü hala şirketlerimizde bazı etnik grupların bu çeşitliliğe dâhil edilmediğini görüyoruz. Birkaç oturumlarda bu konuya değinilmiş olsa da üzerinde uzun süre durmak gerektiğine inanıyorum.

Açılışı Fatoş Karahasan’ın dünyada kadın olmanın ne kadar zor bir şey olduğunu, parayı ve borsayı erkeklerin yönettiğini ama bu süreçte kadınların da olduğunu ve hep arka planda kaldıklarını, toplumun bizi hep bir fotoğrafın içerisine dâhil etmeye çalıştığını anlatan güzel bir sunumla yaptık.

Fatoş Karahasan’ın açılış konuşmasının ardından Vodafone Yetenek Geliştirme Direktörü Bülent Bayram ile Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü Gizem Keçeci Vodafone’da kurumsal çeşitliliğinin nasıl yönetildiği ve bu çeşitliliği şirketlerine nasıl dâhil ettiklerini anlattılar ve çeşitlilik kültürünü tüm iş süreçlerine dâhil ederek bu çalışmalarını ödüllerle taçlandırmışlar. Kadını iş hayatına dâhil eden ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsılaları’nda %25’lik bir artışın görüldüğünü ve işe alımlarda kadın-erkek eşitliliğine önem verdiklerini bilgisini verdiler. Kadınlara yönelik düzenlemiş oldukları girişimcilik faaliyetlerinden ve sağladıkları uygulamalar hakkında bilgilendirmeler yaparak bu tür faaliyetlerini Türkiye Vodafone Vakfı altında ve KAGİDER gibi çeşitli dernek ve sivil toplum örgütleri ile el ele çalıştıklarını belirttiler. Engelli arkadaşlarımıza yönelik düzenlemiş oldukları Düşler Akademisi Projesi var ki tadından yenmez. Kendi elleriyle yaptıkları kurabiyelerden bizlere de ikram ettiler. 🙂

Bilim İlaç Genel Müdürü Erhan Baş’ın sunumu beni etkileyen en güzel sunumlardan biriydi. Bir genel müdürün yaptıkları İK uygulamalarını benimseyerek anlatması benim gözümde Erhan Baş’a büyük bir hayranlık uyandırdı. Bilim İlaç’ta açık kapı uygulamaları ile hem çalışanlarına hem de diğer firmalarla fikir alışverişinde bulunduklarını belirttiler.

TEB İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Nilsen Altıntaş; dijitalleşme ile birlikte neleri kaybettiğimizi düşünmemize yardımcı oldu. Dijitalleşme ile birlikte eğitimlerin tekrar dizayn edilmesi gerektiğini ve Y kuşağının konsantrasyon süresinin kısaldığını belirtti. 140 karakterlik ve 5 dakikalık e-öğrenme uygulamaları ile artık eğitimin kısa ve net bir şekilde verilmesi gerektiği üzerinde durdu.

PepsiCo Saha Satış İK Müdürü İrem Önal, tersine mentorluktan bahsederek yöneticilerin çalışanlarının isteklerini ve beklentilerini dinleyerek şirketlerinin daha başarılı bir konuma geleceğini vurguladı.

Anlatılacak daha çok şey var ama paylaşmaya değer bulduğum bilgileri kısa kısa anlatmayı tercih ettim. Dijital İK Konferansı’nda bir avuç blogger olmamıza rağmen sesimiz gür çıktı ve #dijitalhr ile Dijital İK Konferansı’nın TT listesinde 11. Sırada yer almasını sağladık. 🙂

Konferans ile ilgili tweetlerime ulaşmak için tıklayın.

Konferans ile ilgili fotoğraflara ulaşmak için tıklayın.

Görsel

 

Hayati Arpacı

1991 yılında Ordu doğumlu olan Hayati Arpacı, Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları Yönetimi bölümü mezunudur. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren bir özel hastane ile Dayanıklı Tüketim sektöründe beyaz eşya üretimi yapan uluslararası bir firmada staj deneyimi kazanmıştır. Çalışma hayatına 2013 yılında Fayda Akademi'de İnsan Kaynakları Uzman Yardımcısı olarak başlayan Arpacı, Şubat 2015 itibariyle görevini İnsan Kaynakları Uzmanı olarak devam ettirmektedir. 2012 yılından bu yana hayatiarpaci.com adlı bloğunda İnsan Kaynakları alanında edinmiş olduğu bilgi ve birikimini özgün paylaşımlarını ile takipçilerine aktarmaktadır. 2015 yılında gönüllü bir proje ekibi tarafından gerçekleştirilen "Sosyal Medyada En Etkili 25 İK Hesabı" içerisinde 12. sırada yer almaktadır.

One thought on “Dijital İK Konferansı: Çeşitliliği Yönetmek ve Dahil Etmek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir