Büyümüşte Küçülmüşlerden Misiniz?

Görsel

Büyüdüğümüzü hissettiğimiz anda çocukluğumuza özlem duymaya başlarız. O günleri tekrar yaşamak ister ve anılar bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmeye başlar. Büyüdükçe üzerimize binen sorumluluklardan kurtulup o eski günlere dönmek ve tekrar çocukluğumuzu yaşamak isteriz. Kimisi bazı sıkıntılardan çocukluğunu yaşayamadığından yakınır, kimisi çocukluğunu kötü şeylerle uğraşarak gençliğini heba ettiği için yakınır, kimisi ise gerçekten çocuk olmanın tadı damağında kalmış keşke biraz daha çocuk kalabilseydim diye yakınır dururuz. Çocukluğumuzda yaşadığımız olaylar bir ömür hayatımıza aks edecek ve nasıl bir kişiliğe bürünmemizde etkili olacaktır.

Çocuk olmak nasıl bir şeydi?

Her gün bitmek tükenmez bir enerjiyle güne başlardık. Çünkü yaşama sevincini fazlasıyla yaşıyorduk. Zaten çocukluk yılları duyguların en saf ve yoğun olduğu bir dönem değil midir? Her şeyi merak eder sorularımızla büyüklerimizi bıktırır, verdiğimiz cevaplar ile onları şaşkına döndürürdük. O küçük bedenimizden büyük ve mantıklı cevaplar çıktığında “şuna bak hele büyümüşte küçülmüş sanki” derlerdi. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek ister ve her gün yeni bir başarıya imza atardık. O zamanlar küçük şeylerden mutlu olmayı bilir büyüyünce kabımıza sığmaz daha fazlasını istedikçe mutsuzluklar ve başarısızlıklara imza atar olduk. Ben büyüdüm artık dediğimizde ego denen canavarın tutsağı olmaya başlarız. İşte o andan sonra çocuk kalabilmenin hasretiyle yanıp tutuşuruz.

Büyümüşte küçülmüşlerden olmak ister misiniz?

İçimizdeki çocuğu yaşatmak her zaman “kendi” elimizde. İşe giderken, yeni bir eğitime katılırken ya da hayatı yaşarken çocuklar gibi olmalıyız. Hayatı, bir işi ya da yeni projeyi neden yaptığımızı sorgulamalıyız. Çocuk merakı olmalı içimizde ki öğrenmenin tadına varalım. Büyüdüğümüzü hissedip her şeyi ben bilirim edasına bürünürsek iş ortamında da bir takım olamayız. Büyümüşte küçülmüş çocuklar gibi olmalıyız. Fikren olgun, büyümüş; ruhen saf duygularla beslenmiş cesur bir çocuk gibi…

Hayati Arpacı

1991 yılında Ordu doğumlu olan Hayati Arpacı, Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları Yönetimi bölümü mezunudur. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren bir özel hastane ile Dayanıklı Tüketim sektöründe beyaz eşya üretimi yapan uluslararası bir firmada staj deneyimi kazanmıştır. Çalışma hayatına 2013 yılında Fayda Akademi'de İnsan Kaynakları Uzman Yardımcısı olarak başlayan Arpacı, Şubat 2015 itibariyle görevini İnsan Kaynakları Uzmanı olarak devam ettirmektedir. 2012 yılından bu yana hayatiarpaci.com adlı bloğunda İnsan Kaynakları alanında edinmiş olduğu bilgi ve birikimini özgün paylaşımlarını ile takipçilerine aktarmaktadır. 2015 yılında gönüllü bir proje ekibi tarafından gerçekleştirilen "Sosyal Medyada En Etkili 25 İK Hesabı" içerisinde 12. sırada yer almaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir